www.sanliurfa63haber.com
Bugun...


Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Funda ÖZYAY EROĞLU

facebook-paylas
ÇOCUKLARIMIZI BEKLEYEN TEHLİKE: MADDE BAĞIMLILIĞI
Tarih: 10-07-2020 15:20:00 Güncelleme: 10-07-2020 18:53:00


Bağımlılık yapan maddeler arasında tütün, alkol, esrar, kokain ve uçucu maddeler ilk akla gelenlerdir. Doğal ya da sentetik, farklı farmakolojik özelliklere sahip bu maddelerin  ortak özellikleri beyinde ödüllendirici ve pekiştirici özelliklerinin bulunmasıdır.

Bağımlılık nasıl gelişir?

Madde kullanımı merakla başlamakta daha sonra madde eğlence amacıyla veya akranları tarafından kabul görmek için kullanılabilmektedir. Bir sonraki aşamada ise daha önce yaşanmış olan duyguları tekrar yakalayabilmek için doz artırılarak madde kullanılmaya devam edilir (tolerans) ve giderek maddenin dozu üzerindeki kontrol kaybedilir (bağımlılık)

Madde kullanan herkesi bağımlı olarak nitelendirmek yanlıştır ancak bağımlılık hemen herkeste gelişebilir. Madde kullanmaya başladıktan ne kadar sonra bağımlılık gelişeceğine dair ise henüz yeterli veri bulunmamaktadır. Bağımlılık yapan maddelerin psikolojik etkilerinin çok yoğun olması nedeniyle bir kez kullanılması bile sorun yaratabilmekte ve bağımlılık riski taşımaktadır.

Madde kullanımının tıbbi tedavisi vardır. Ancak önemli olan risk altında olanlar başta olmak üzere madde kullanımını engellemektir.


Madde kullanımı ve bağımlılık için riskler nelerdir?
Riskli davranışlar çocukluk çağından itibaren görülebilmektedir. Çocukların kişilik özellikleri ve mizaçları ileriki yaşlarda madde kullanmaya başlamaları konusunda yüksek risk belirtileri olabilir.Örneğin, risk alma davranışı gösteren, yenilik arayışı yüksek olan ve ödül bağımlılığı özellikleri gösteren bireyler bağımlılığa daha yatkındır.
Düşük özgüvene sahip, güvensiz bir bağlanma örüntüsü olan, kimlik bütünlüğünü yeterince geliştirememiş, arkadaş bağları olmayan ya da diğer kişilere bağımlılığı sürdüren bireylerin  de madde kullanımına yönelmesi daha olasıdır.
Ailenin ve yaşanan  sosyal çevrenin madde kullanımına bakış açısı, maddeye ulaşma kolaylığı madde kullanma riskini artırmaktadır. Karmaşalı ve çatışmalı aile ortamı, ebeveynlerin aşırı serbest ya da aşırı otoriter tutumu, ebeveyn ve okul denetiminin yetersiz kalması, ailede veya arkadaş çevresinde madde kullanan kişilerin olması, fiziksel ve/veya cinsel istismara maruz kalmak, sosyal ortamlardan uzaklaşma, akademik başarının düşük olması, akranlar tarafından dışlanma gibi durumlar da psikososyal yatkınlık etkenleridir.

Çocukluk çağında sık rastlanan ve tedavi edilmemiş dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, çocukluk çağı depresyonu, kaygı bozuklukları ve davranış bozuklukları gibi psikiyatrik durumlarla, gelişimsel bozukluk ve travma öyküsü olan çocukların da madde kullanımı açısından riskli olduğu bilinmektedir.

Çocuğumun madde kullandığını nasıl anlayabilirim?

Vücut dokularından alınan örneklerle(sıklıkla idrar) madde kullanımı tespit edilebilmektedir.

Ancak fiziksel, duygusal ve sosyal birtakım işaretler madde kullanımının ipuçlarını taşıyabilir.  Bitkinlik, dalgınlık, kilo kaybı, uykusuzluk, gözde kanlanma, bulantı, kusma, aşırı terleme, ağrı, vücutta yara izleri gibi fiziksel belirtiler olabilir. Duygusal olarak ise; ani ve sık ruh hali değişiklikleri, yargılamada azalma, ilgi, istek kaybı gibi durumlar tehlike işaretleridir. Aşırı para harcama, suça eğilim, sorumsuzluk, evden uzaklaşma, başarıda azalma ve çevre değişikliği gibi sosyal işaretlere dikkat edilmelidir.

Bu belirtiler madde kullanımına özgü olmayıp diğer ruhsal sorunlardan da kaynaklanabilmektedir. Madde kullanımından şüphe duyuluyorsa çocuk psikiyatrisine başvurulmalıdır.

Madde kullanımından koruyabilecek etkenler şunlardır;
Çocuk ve ebeveynler arasında güçlü bağların olması,
Ebeveynlerin çocuğun hayatıyla yakından ilgilenmeleri,
Ailenin destekleyici tutumları, çocuğun maddi, duygusal, bilişsel ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanması,
Net sınırlar belirlenmesi ve tutarlı bir disiplin anlayışının olması,
Okulda ve sosyal çevrelerde yetişkinlerin, çocuğun arkadaşlarını ve sosyal faaliyetlerini kontrol altında tutması,
Çocuğun okulda başarılı olması ve ders dışı sosyal faaliyetlere katılması,
Çocuğun, okul ve toplum yararına çalışan kurumlarla güçlü bağlarının olması,

Önemli

Çocukların maddeye yönelimini engellemede ilk sorumluluk anne babalardadır.
 

Öğüt veren değil, iyi model olan ebeveynler olarak çocuklarımızı madde kullanımından koruyabiliriz. 

 

                                                                                                                                                



Bu yazı 146 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HAVA DURUMU
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI